ankara saç ekimi ankara

SAÇ EKİMİ ANKARA
Saç ekimi yaptırmaya karar verdiniz ve bu konuda internet üzerinden araştırma yapıyorsunuz, bu konuda kafanız hayli karışık olmalı. Saç ekimi nedir, nasıl yapılır? Nerede saç ekimi yaptırabilirim? Saç ekimi yaptırdığım belli olur mu? Daha bir çok soru… Samimi olmak gerekirse tüm bu soruları siz daha sormadan biliyoruz, her gün onlarcasını yanıtlıyoruz. Amacımız objektif bilgilendirme yaparak doğru karar vermenizi sağlamak. Saç ekimi ülkemizde Dermatologlar ve Plastik Cerrahlar tarafından yapılan, Birleşik Devletler’de Saç Cerrahisi Lisansı gerektiren bir işlem. Türkiye’de üniversite ve araştırma hastanelerinde bu konuda bir eğitim verilmediği için doktorunuzun yurt dışı deneyimi olmalı. Hem FUT hem FUE yöntemini düzenli olarak uyguluyor olması da size özel çözümler sunabileceğini göstermeli.

Herkes saç nakline uygun değil ve her teknik her hastaya uygulanamıyor. Yöntem ve greft (kök) sayısını belirleyebilmek hastanın sadece bir değil on yıl sonra nasıl görüneceğini ön görebilmek hatırı sayılır bir deneyim gerektiriyor. İşte doktorunuzda aramanız gereken bir özellik daha!İnternette reklam amaçlı olarak çeşitli kaynaklarda aktarıldığının aksine her hasta için farklı çözümler mevcut.   Örneğin çok geniş bir dökülme alanı olan ve ense sıklığı, saç teli kalınlığı ve diğer karakteristik özellikleri yetersiz olan bir hastaya FUE ile saç ekimi yapmaya çalışırsanız alacağınız sonuç baştan bellidir: Doğal olmayan, seyrek ve hastanın “Keşke yaptırmasaydım” diyeceği bir ekim… Bu sitede okuyacaklarınız sizin işlem hakkında bir ön bilgiye sahip olmanızı sağlayacak, doktorunuza doğru soruları sormanızda ve kararınızda size yol gösterecek. Site içerisinde herhangi bir sayfada ilginizi çeken, merak ettiğiniz herhangi bir konuda sağdaki formu kullanarak bize ulaşabilir, doktorlarımızın bu konudaki düşüncelerini öğrenebilirsiniz. Ücretsiz değerlendirileceğiniz bir ön görüşme randevusu almak için aynı formu kullanabilir yahut Doktorunuza Sorun sayfasından fotoğraflarınız için yorum alabilirsiniz.

Unutmayın, istediğiniz değişim ve doğal görünümlü saçlar bir tık uzağınızda..

ankara Saç Ekimi Fiyatları

Saç ekimi Ankara Değerli ziyaretçimiz son zamanlarda saç ekim sektöründe firmaların çoğalmasıyla beraber sıkı bir rekabet ortamı oluşmuştur. Saç ekimi uzman doktorlar tarafından profesyonel hastaneler üzerinden yapılması gereken bir işlemdir.  Ucuz fiyatlara yapılan steril olmayan merkezler sağlığını riske atmaktadır. Siz değerli müşterilerimize ucuz ve güvenilir olmayan saç ekim merkezlerini seçerken daha dikkatli olmanızı öneriyoruz.

Saç Dökülmesinin Nedenleri

Saç dökülmesi nedenlerine bağlı olarak yazmak gerekirse insanlarımız günlük olarak iş hayatında, sosyal yaşantısında bulunduğu aktiviteler arasında sitrese baglı olarak saç dökülmesi problemleriyle karşılaşır. Bu sebeblere baglı olarak neler yapabiliriz birde onlara bakalım.

1 Kullandığımı şampuandan başlamak gerekirse;

İşinde uzman bir saç ekimi kliniğine gittiğimizde sizlere önerebileceği bir şampuan kullanın. Doktor sizlerin saç tipine uygun olarak gerekli şampuanı bakımı ile ilgili fikirlerini, görüşlerini paylaşacaktır.

2 İş ortamından başlamanız gerekirse;

Sizin içinde kuşgu duydugunuz sizlere sıkıntı eşyaların fobisini üzerinizden atın ve onları bir çöpe koyun. Egerki maddi sebeblerden dolayı canınız sıkılıyorsa kredi kartlarından kurtulun ve nakit para kullanın..

saç dökülmesinin ilaçla tedavisi

İlaç Tedavisi

Bu bölümde saç dökülmesinin tedavisinde klinik olarak etkili olduğu düşünülen ilaçlar yer alacaktır. Bu ilaçlar mutlaka doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır.

MİNOXİDİL

Minoxidilin  FDA’nın saç dökülmesi tedavisi için onayladığı ilk ilaçtır. Minoxidil’in solusyon ve köpük formları bulunmaktadır ve direk olarak kafaya uygulanır. Günümüzde reçetesiz olarak da alınabilmektedir

Minoxidil kan basıncı ilacı olan ve tablet formunda bulunan Minoxidil  ilacından geliştirilmiştir. Minoxidil  kullanan hastaların vücutlarında kıllanma görülmüştür ve minoksidilin  direk kafaya uygulanırsa saçların uzamasını sağlayacağı düşünülmüştür.

Çalışmalarda Rogaine (Minoksidil içeren bir preparat) direk olarak tepe kısmına uygulanmıştır bu yüzden de sadece bu bölgede etkili olduğuna dair yanlış bir görüş vardır. Minoksidil  tepe kısmında çok etkili olsa da diğer bölgelerde de etkilerini göstermektedir. Fakat bölge tamamen kel ise etkili olamamaktadır. En iyi sonuçlar 5 ay ile 2 yıl arasında görülmektedir. Minoxidil  kullanan hastalarda saç dökülmesi az miktarda da olsa devam etmektedir.

Minoxidilin  çalışma mekanizması tam olarak bilinmemektedir fakat ilacın saç folikülü büyüme döngüsününün süresini uzattığı bilinmektedir. Bu durum miniatürize olmuş saçın uzamasını ve çapını artırarak etki eder.

Minoxidil  Kullanım Şekli

Minoxidil  günde iki kere uygulanmalıdır. İlaç tedavisi sadece kafaya direk olarak uygulandığında etkisini göstermektedir ve etkileri sadece uygulanan bölgelerde görülmektedir. Bu yüzden eğer dökülme varsa kafanın ön kısmına da uygulanması çok önemlidir.
%5 lik formülasyonu % 2’lik solüsyondan iki kat daha etkilidir, fakat içerisinde propylene glycol olduğundan saçlarda sertleşmeye ve taranmada zorluklara neden olabilir. Gece yatarken %5lik solüsyonu gündüz ise %2lik solüsyonu kullanarak bu problemi çözebilirsiniz. Minoksidil kullanmaya başladığınızda etkilerini 6-12 ay içerisinde göreceksiniz. Ayrıca bu ilaç mevcut olan saçların kalınlaşmasınıda sağlamaktadır. Sac köklerinin tükendiği tamamen açık bölgelerde yeni saç çıkarmamaktadır bu tip durumlarda sac ekimi kalıcı çözüm olur. .

Kadınlarda Minoksidil Kullanımı

Bayanlar için sadece %2 lik solüsyonun kullanımı uygundur. Kadınlar yan etkilere karşı daha hassas bir bünyeye sahip olduklarından dolayı, kadınlarda hipotansiyona neden olabilir. Ayrıca kadınlarda uygulanan bölgede alerji görülmesi çok erkeklere göre daha muhtemeldir. Bu yan etki 5%’lik ürün ile daha fazla artacağından henüz FDA bu dozun kadınlarda kullanımına onay vermemiştir. Ayrıca kadınlarda yüz bölgesinde kıllanmaya neden olabilir. Tedavi bırakıldıktan sonra kıllar dökülsede, bazı kılların lazer epilasyon ile alınması gerekebilir ( bkz. lazerepilasyonankara). İlacın şakaklara ve alın bölgesine uygulanmamasına dikkat edilerek bu durum çözülebilir. %5lik solusyon kullanıldığında bu yan etkilerin görülmesi daha muhtemeldir.

FİNASTERİDE

Erkek tipi saç dökülmesi ya da Androgenetik alopesi (kalıtımsal erkek tipi saç dökülmesi) ön, üst ve tepe bölgesinde bulunan saç foliküllerinde dihidrotestestesteron (DHT ) etkilerinden kaynaklanmaktadır. DHT saç büyümesini ya da saç döngüsünü yavaşlatarak foliküllerde minyatürleşmeye neden olur. Bu saçlar yavaş yavaş kısalmaya ve incelmeye başlar ve en sonunda saçlar tamamen dökülür.( erkeklerde saç dökülmesinin nedenleri konusuna bakınız.)

DHT testestesterondan 5-alfa reduktaz enzimiyle oluşmaktadır. Finasteride 5-alfa reduktaz enziminin oluşmasını önler. Şekil de saç folikünündeki testestesteronun DHT ye dönüşmesini göstermektedir.

Finasteride’in etiket ismi olun saç dökülmesinin önlenmesi için FDA tarafından onaylanmıştır.
( http://www.fda.gov/cder/foi/nda/97/20180-S017)

Finasteride, kafa derisindeki ve kafadaki DHT seviyesinin düşmesini sağlar ve bu faktörlerle bağlantılı olarak bu durumun etkileri önemli bir miktarda hissedilir. Finasteride  DHT seviyesini yaklaşık %70 oranında azaltmaktadır. Serum testestesteron seviyesi %9 oranında artmaktadır fakat bu normal orandadır.

Finasteride  ilacı ilk basta prostat tedavisinde kullanılıyordu fakat şans eseri saç dökülmesindede etkili olduğu bulundu. Bu gerçeği 1974 de McGinley Dominic Cumhuriyetinde salinas kasabasındaki erkek çocuklarında incelemiştir. Bu çocuklarda 5-alfa reduktazı az miktarda vardır. Ayrıca onlarda DHT seviyesi çok azdır ve ömürleri boyunca prostat hastası olamamış ve saç dökülmesi problemi yaşamamışlardır.

Araştırmacılar 5-alfa redüktaz enzimini oluşumunu önleyecek bir ilaç bulmak zorunda kalmışlardır. Daha sonra bu ilacı hem prostatın ilerlemesini hemde saç dökülmesini önlemek için kullanmışlardır. Bu ilaç üzere 50 yaş üstü erkeklerde prostat ilerlemesini durdurmak amacı ile Finasteride 5-mg etiket ismi Proscar olmak FDA tarafından onaylanmıştır. Beş yıl sonra FDA finasteride  1-mg saç dökülmesi tedavisinde onaylamıştır.

Yapılan çalışmalar finasteride  alan kişilerin %90 ında saç dökülmesini durduğunu ve mevcut saçlarının korunduğunu göstermiştir. 5 yıl içersinde, Finasteride  tedavisi gören erkeklerin %48 inin saçlarında artma görülmüştür. %42 sinde sac dökülmesi ilerlememiş,%10 unda ise eskisine kıyasla hiçbir değişiklik olmamıştır.

Mukayese edildiğinde, Placebo tedavisi alan kişilerin %6 sının saçlarının uzadığı görülmüştür. % 19 unda hiçbir değişiklik olmazken %75 inde saç dökülmesi görülmüştür.

Finasteride  Kafanın Ön Kısmındaki Etkisi

Finasteride  ön ve tepe bölgesindeki saç dökülmesinin tedavisinde kullanılmaktadır. Finasteride’in ön bölgedeki dökülmeyi tedavi ettiğini gösteren veriler vardır.

Finasteride  Kullanım Şekli

Finasteride  günde bir defa yemeklerden önce veya sonra alınmalıdır. Finasteride  bir yıl kullanılmalıdır ve bu süre sonunda saç dökülmesinin durduğu ve yeni şaçların çıktığı görülmektedir. Finasteride  etkisini bir yılda göstermektedir. İlk altı ay içerisinde mevcut saçlarınızda incelme görebilirsiniz. Bu durum finasteride  etkisini gösterene kadar olan süreçte saç dökülmenizin devam etmesinden kaynaklanabilir. Minyatürleşen saçlarınızın dökülmesinden de kaynaklanabilir. Bu dönemde sabırlı olmak çok önemlidir. İlacın etkilerini görmek için en az bir yıl kullanmalısınız.

Finasteride  Yan Etkileri

1 mg’lık Finasteride herhangi bir yan etki oluşması beklenmez. 1 yıllık düzenli kullanımın sonunda deneklerin %3,8’inde cinsel isteklerde azalma olurken, Placebo tedavisi uygulanaların %2,1 inde bu durum görülmüştür. 5 yıllık çalışmadan sonra görülen yan etkiler şöyledir: cinsel isteklerde azalma (%0,3), ereksiyon problemi (%0,3), sperm sayısında düşme( %0,0)

İlaç kullanmaya başladıktan sonra zaman içerisinde cinsel isteklerde azalma olduğu saptanmıştır. Terapiyi bırakan hastaların tümünde, tedaviye devam edenlerin %58inde bu durum sona ermiştir. İlaç tedavisi kesildikten sonra, yan etkiler birkaç hafta içerisinde sona erecektir. Finasteride bırakıldığı zaman, sadece ilaç tedavisiyle çıkan saçlar dökülecektir.

Finasteride kullanan hastaların %0,4’ünde göğüslerde hassasiyet ya da büyüme görülebilir. Fakat bu durum çok az kişide görülmektedir. Diğer yan etkilerde ise büyütecek bir durum yoktur. İsilik, kaşıntı, kurdeşen, dudaklarda şişme, testislerde acı çok çok nadiren görülebilir.

Hamilelik Dönemine Dair Uyarı

Hamile olan veya ileride hamile kalabilecek bayanlar için Finasteride kullanımı uygun değildir. Bayanlar hamilelik döneminde ilaca dokunmaları sakıncalıdır çünkü ilacın doğacak erkek bebeklerin cinsel organında doğuştan sakatlıklara yol açtığı bilinmektedir. İlaç deri yoluyla vücuda sızabildiğinden, bütün Finasteride tabletleri geçirgen olmayan bir film tabakasıyla kaplanmıştır.

Finasteride tedavisi olan bir erkelerle cinsel ilşkide olan bir bayanın doğacak bebeğinde bir sorun olmaz.

Menapoz Dönemi Sonrası Finasteride Kullanımı

Merck menapoz dönemi sonrası bayanlara Finasteride nin etkilerini gösteren bir çalışma yapmıştır. Bir yıl sonunda, saç büyümesi görülmemiştir ve bu çalışma iptal edilmiştir. Bu durumun kadınlarda DHT enziminden çok aromatase enziminin etkilerinden kaynaklandığı bilinmektedir. Ayrıca bu durum menapoz döneminde bayanlardaki düşük DHT seviyesinden dolayı Finasteride ilacına karşı vücutlarının tepki vermemesinden kaynaklanmaktadır.

Finasteride Uzun Süreli Yararları ve Oluşabilecek Riskler

Finasteride’in etkileri saçların döküldüğü fakat mevcut saçlarında bulunduğu bölgede görülür. Tamamen kel alanda hiçbir etkisi görülmez. Saçların döküldüğü bölgede yeniden saçların çıkmasını sağlasa da, Finasteride aslında saç dökülmesinin azaltılmasında ya da durdurulmasında etkilidir. Sonuçlar genelde bir yıl içinde görülür, daha sonra ikinci yılda aynı şekilde kalır ve daha sonra etkileri azalır. Gerçekte etkisinin ne kadar sürdüğüne dair net bir bilgi olmasa da, hastalar 5 yıl ilaçın etkilerini gördüklerini söylemektedir.

İlaç kullanımı bırakıldığı zaman Finasteride etkileri de sona ermektedir. 2-6 ay içerisinde hastalar hiç ilaç kullanmamış gibi başladıkları yere geri döneceklerdir.

Finasteride ve Saç Ekimi

Finasteride sac ekimi ile kombine edilebilir. Kararı bu konuda uzman doktorunuz verecektir. Yaş, saç dökülmesinin miktarına bakılarak doktorunuz size bir çözüm yolu önerecektir.

İlacın Dozunu Artırma

En çok sorulan sorulardan biri de finasteride’in dozunu artırmaya yöneliktir. Normal şartlarda ilacın dozunu yükseltmesekte, dozu artırınca herhangi bir yan etkinin de görüleceğine dair bilimsel bir açıklama da yoktur. 5mg finasteride ile 1mg arasında bir fark olmadığı düşünülmektedir.

Finasteride Hasta Takibi

50 yaş ve üzeri erkekler Finasteride ilacını kullanmak için bir doktora yada üroloji bölümüne danışmalıdır. Ayrıca bu yaştaki erkeklerin prostat hastalığı için düzenli bir şekilde yıllık düzenli bir kontrolden geçmesi tavsiye edilir.
Yukarıdaki bilgiler Finasteride kullanıp kullanmadığına bakılmaksızın uygun yaştaki her erkeğe tavsiye edilmektedir. Diğer öneriler doktorunuzun değerlendirmesine bağlıdır.

Finasteride  hakkında yanlış düşünceler

Yanlış: Bayanlar ilaca dokunamaz.
Gerçek: Sadece hamile bayanlar kırık tablete dokunmamalıdır. Ciltten emilimi mevcuttur.

Yanlış: Sadece tepe bölgesinde etkilidir.
Gerçek: Saçın olduğu hatta ön saç çizgisinde bile etkilidir.

Yanlış: Finasteride testestesteronu azaltır.
Gerçek: İlaç tedavisi testestesteron ( erkeklik hormonu ) azalmaz.

Yanlış: Cinsel yönden yan etkileri çok fazladır ve kalıcıdır.
Gerçek: Cinsel yönden yan etkileri %2 oranında görülmektedir ve ilaç tedavisi kesildiğinde yan etkileri yok olmaktadır

Yanlış: Bir erkek karısı hamileyken bu ilacı alırsa çocukta doğuştan sakatlıklara neden olmaktadır
Gerçek: Hamile bir bayanın Finasteride kullanan bir erkekle olan cinsel birlikteliği doğacak çocuğa zarar vermemektedir.

Yanlış: Finasteride aslında prostat için bir ilaçtır. Saç dökülmesini durdurmamaktadır.
Gerçek: Finasteride prostat ilacı olmakla birlikte saç büyümesini etkilediği sanş eseri bulunmuştur ve keşfedildiği günden beri saçların büyümesini sağladığı herkes tarafından bilinmektedir.

DUTASTERİDE

2002 yılında FDA prostat tedavisi için  ilacın kullanımı onaylamıştır. Fakat Dutasteride saç dökülmesi tedavisi için onaylanmamıştır.

Saç Büyümesindeki Etkileri

0.5 mg Dutasteride serum DHT’i %91, skalp DHT’i %54 oranında azaltır.Finasteride ise serum DHT’i %71, skalp DHT’i %38 oranında azaltmaktadır. Bu sonuçlara bakıldığında, androgenetik alopesi (kalıtımsal erkek tip saç dökülmesi)ya tedavisinde dutasteride,  finasterid’den daha etkilidir. Fakat, 5-alfa redüktazının saç foliküllerinde önemli bir miktarda olmadığından, dutasteridenin bu enzimin oluşmasını engellemesi düşünüldüğü kadar önemli değildir. Dutasteridenin etkileri serum DHT oranını düşürdüğü için hissedilmektedir.

2006 yılında Amerikan Dermatoloji Akademisinin gazetesinde yayınlanan Olsen ve arkadaşları dutasteridin finasterid’den üstün yanlarını gösteren bir çalışma yapmışlardır. (http://www.liebertonline.com/doi/abs/10.1089/153082001753231036)

SPRİNOLAKTON

Yüksek tansiyon da kullanılan bir ilaçtır. Tedavi genelde günde iki kere olmak üzere 25mg ile başlar. Vücuttan sodyum atılmasını sağlarken, potasyum miktarını koruyarak etki gösterir.

Potasyum seviyesi korunduğundan, kandaki potasyum miktarı da artacaktır ki bu durum tehlike oluşturabilir. Bu yüzden bu ilaç mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
Spironolactone anti-androgenetik etkiye sahiptir ve kadınlarda saç dökülmesi tedavisinde kullanılır

KAŞ EKİMİ

KAŞ EKİMİ

Kaş yüz çerçevesinin belirleyicilerinden biri olup yuz estetiğininde vazgeçilmezleri arasında yer alır. Kaşlarda seyrelme yapısal olabildiği gibi çeşitli cilt hastalıkları, kaza yanık gibi durumlar sonucundada oluşabilir. Cilt hastalıkları içinde en sık; sistemik hastalıklar, infeksiyonlar, tekrarlayan travmalar sonucu oluşabilir.

Kaş ekimi nasıl yapılır?

Aynen saç ekiminde olduğu gibi kökler saçlı derinin arkasından iki farklı yöntemle alınabilir(FUE ve FUT).  Yöntem hastanın saçlarının yapısına göre belirlenir. Kökler elde edildikten sonra FU ler ustalıkla hazırlanarak uygun açı ve yönle yerleştirilmelidir. Kanalların açılmasında choi kalemleri sonuçların daha doğal olmasını sağlar.

İşlem deneyimli ellerde herhangi bir komplikasyona neden olmadan doğal sonuçların oluşmasını sağlar.

Kaş ekimlerinde en önemli sorun ekilen köklerin saç gibi uzamasıdır. Bu sebeple ayda birkaç defa uçlardan kısaltmak gerekir.

Kaş ekimi ücreti ne kadardır?

Klinikler arasında farklılık göstermekle kaş ekim fiyatı birlikte ortlama 1500-2000 TL arasında değişmektedir.

İşlemin herhangi bir riski varmıdır?

Alınan saç kökleri kaş ekimi için hazırlanmaz ve doğru olarak nakledilmezse doğal olamayan sonuçalarla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Erkeklerde Saç Dökülmesinin Sebepleri

Erkeklerde Saç Dökülmesinin Sebepleri

Erkeklerde saç dökülmesinin en bilinen sebebi androgenetik alopeside denilen kalıtımsal erkek tip saç dökülmesidir. Bu durum dihidrotestesteron da denilen erkeklik hormonunun genetik olarak kafa derisindeki saç foliküllerine etkisinden kaynaklanmaktadır. Kafamızın ön, yukarı ve tepe kısımları ( arka ve yanlar hariç) DHT hormonuna duyarlı saç foliküllerinden oluşmuştur ve bu durum Norwood tarafından erkeklerde sac dokulmesinin tiplerini gösteren bir tablo olarak tarif edilmiştir. (Bakınız Norwood sınıflaması ). Ensedeki saçların saç dökülmesine karşı dirençli oluşu saç ekimi nin mantığının temelini oluşturmaktadır. Sac ekimi ile nakledilen saçlar ömür boyu dökülmemektedir.

Kelliğin daha çok anne tarafından geldiğine dair bir inanış vardır. Aslında her iki taraftan da genetik olarak geçmektedir. Fakat son yapılan araştırmalar durumun düşünülenden daha karışık olduğunu göstermiştir. X kromozomların saç dökülmesi üzerindeki etkileri anneden alınanları baba tarafından alınanlara nazaran daha önemli kılmıştır.

Testesteron, 5-alfa redüktaz enzim aracılığı ile DHT’ye dönüşür. DHT minyatürizasyona neden olarak daha ince, kısa ve kırılgan saçlar oluşturur. Sac kökleri üzerine devamlı etkisi ile saçların geriye dönüşsüz olarak dökülmesine neden olur.

Sac dökülmesinin başlangıç evresinde kelliğin ilk aşamasının saç dökülmesiyle değil devamlı saç boyutundaki kısalma ile başladığını göstermektedir. İlk saç dökülmesinde bütün saçlar hala mevcuttur. Bu gerçek, Finasteride gibi ilaçların saç dökülmesinin erken dönemlerinde işe yararken ( çünkü minyatürizasyon dönemini durdurabilir), tamamen kelleşmiş alanda bir faydası olmadığının bir göstergesidir. Ayrıca saç ekim işlemi güvenli olmayan bölgeden alınarak yapılırsa ekilen saçların dökülebileceğini de bize kanıtlamaktadır.

Androgenetik saç dökülmesi birbirinden bağımsız üç faktörle ilişkilidir: genler, hormonlar, yaş.

Genler

Kalıtsal genler olmadan kellik meydana gelmez. Bu genler ebeveynlerden geçer. Gen kromozomların üzerinde bulunan, kimyasal olarak kodlanmış kalıtsal bilginin küçük bir parçası olarak tanımlanabilir ve DNA nın küçük bir parçasını temsil eder. Kromozomlar çift olarak yer alır( insan vücudunda 46 kromozom vardır) ve her birey 23 anne ve 23 babadan olmak üzere kromozomlarını ailesinden alır. Erkeklerde saç dökülmesinde birden çok gen neden olmaktadır. Eğer birden çok gen bir özellik oluşturuyorsa, bu poligenik olarak adlandırılmaktadır.

X ya da Y kromozomları üzerinde bulunan genler cinsiyet genleridir. Geriye kalan diğer 22 çift kromozom otozomal genlerdir. Kelliğe neden olan genlerin otozomal genler olduğu düşünülmektedir. Bu saç dökülmesinin anneden veya babadan gelen genler yüzünden olduğu anlamına gelmektedir. Bir başka deyişle, saç dökülmesinin sadece anne tarafından gelen genlerle oluştuğu düşüncesi yanlıştır. Fakat hala anneden gelen kromozomların neden daha büyük öneme sahip olduğu tam olarak anlaşılmamıştır.

‘Baskın’ kelimesi kişinin özelliğinin ortaya çıkmasını sağlayan çift genden sadece birinin yeterli olduğu durumu ifade eder. Bir de çekinik gen vardır bir özelliğin ortaya çıkması için bu iki geninde olması gerekir. Androgenetik saç dökülmesine neden olan genler baskın genlerdir.

Bir kişinin saç dökülmesi genlerine sahip olması, bu özelliğin kendiliğinden ortaya çıkacağı anlamına gelmez. Bir genin bir kişinin özelliğini etkileyebilme özelliği o genin etkinlik özelliği olarak adlandırılır. Gen ekspresyonu birçok faktöre bağlı olup en önemlileri hormonlar ve yaştır.

Hormonlar

Hormonlar vücudumuzun iç salgı bezlerinde oluşan biyokimyasal maddelerdir. Hormon salgılayan bezlerce salgılanan hormonlar kan dolaşımı yoluyla tüm vücudumuzu dolaşır. Bu kimyasal maddeler çok güçlüdür çok az bir miktarı bile vücutta çok etkilidir.

En önemli erkek seks hormonu testesterondur. Testesteron ve erkeklik ile ilgili diğer hormonlar sadece testislerde üretilir, bu yüzden, testisler gelişip büyüyene kadar kii bu ergenlikerkeklik hormon seviyesi yetişkin hormon seviyesine ulaşamaz. Bu hormonlar ergenlikte oluşan değişimlerin de nedenleridir: örneğin ses tonundaki değişim, sakalların ve bıyıkların büyümesi, kaslarda gelişmeler, temel vücut şeklinin değişmesi gibi.

Sivilce ve sakalların büyümesi sağlayan bu hormonlar aynı zamanda genetik olarak yatkın insanlarda saç dökülmesinin oluşmasına da sebep olabilir. Androjen; testesteron ve onunla bağlantılı DHT hormonu bazı saç foliküllerin azalmasına ve ölmesine neden olur. Testislere ek olarak böbrek üstü bezleri her iki cinsiyette androjen denilen erkeklik hormonu üretir. Ayrıca Kadınlarda yumurtalıklar saç köklerini etkileyen hormonların kaynağı olabilir.

Testesteronlar ve hormonsal olarak uyarılan saç dökülmesi arasındaki özel ilişki bu yüzyılın başlarında bir psikiyatrist tarafından keşfedilmiştir. O dönemde, kastrasyon zihinsel hastalarda sıkça uygulanıyordu. Uygulanacak başka tedavi olmadığından bunun zihinsel engelliler için bir tedavi yöntemi olduğuna inanıyorlardı. Kastrasyonun birçok hasta üzerinde sakinleştirici etkisi olduğu görülmüştür ve ayrıca cinsel istekleri için bir çıkış kapısı bulunamayan hastaların cinsel dürtüsünü azaltmıştır. Doktor hastası olan ikiz kardeşlerden birinin kel iken zihinsel engelli diğer kardeşin ise gür saçları olduğunu gördü ve son zamanlarda kullanılan testesteronla tedavinin üzerindeki etkilerini saptamaya karar verdi. Saçlı kardeşe neler olacağını görmek için testesteron enjekte etti. Haftalar içinde çocuğun aynı sağlıklı kardeşinde olduğu gibi kalıcı saçları hariç diğer bütün saçları döküldü. Daha sonra, doktor bu sürecinin durup durmayacağını görmek için testesteron vermeyi durdurdu, fakat kelleşme süreci devam etti ve hasta bir daha eski saçlarına kavuşamadı. Şu çok açıktı ki; eğer saç kaybı bi kere başlamış ise testesteronu azaltmak saç dökülmesini yavaşlatır ya da durdurur fakat ölü folikülleri yeniden canlandırmaz.

Androgenetik (kalıtımsal) saç dökülmesini direk olarak etkileyen hormon aslında testesterondan çok dihidrotestestesteron(DHT) dur. DHT 5-alfa redüktaz enzimi ile testesterondan oluşur. DHT saç foliküllerindeki hücreler üzerindeki özel alıcı bölgesine tutunarak kellik ile bağlantılı önemli değişikliklere sebep olur. Erkeklerde 5-alfa redüktaz işlevi saç dökülmesi olan alanda daha fazladır. Bu durum erkeklerin yaşadığı genetik saç dökülmesinin sebebini açıklamaktadır. Finasteride  bu enzimi bloke ederek etki gösterir. DHT hormonu ayrıca anagen( büyüme) döngüsünün uzunluğunu azaltır ve telogen( dinlenme ) safhasını artırır, böylece her yeni döngüde saçlar gitgide azalır.
İlginç olarak testesteron koltuk altı ve genital kılları etkilerken oysa DHT sakal, kol, bacak ve gövde kılları ile kalıtımsal saç dökülmesi ve yaşlılarda görülen burun ve kulak kıllarının oluşumundan sorumludur. Androjen saçlarımızın uzamasından değil dökülmesinden sorumludur.

Yaş
Sadece genler ve hormonlar saç dökülmesine neden olmaz. Bir kişi ergenliğe eriştikten hemen sonra, saç dökülmesi olabilmesi için hassas saç foliküllerinin hormonlara bir süre daha maruz kalması gerekir. Bu etkilerin kendilerini ortaya çıkardığı yaş kişiden kişiye değişir ve bu kişinin genetik yapısına ve kan dolaşımındaki testesteron seviyesine bağlıdır.
Saç dökülmesi bir anda ya da düzenli bir periyodda olmaz. Saçları dökülen kişiler yavaş, hızlı ve hatta durağan periodlar geçirirler. Saç dökülmesini hızlandıran ya da yavaşlatan nedenler henüz bilinmemektedir fakat insanların yaşlandıkça toplam saç hacminin düşeceği bilinmektedir.
Ortada genetik bir kellik yoksa bile, hastaların yaşlarından dolayı, her follikül bölgesindeki bazı saçlar yavaş yavaş küçülmeye başlar (enden ve boydan). Sonuç olarak, her grup kalıcı vekalınlık ve uzunluk olarak kırılan saçlardan oluşmaya başlar ki bu da o bölgenin daha seyrek görünmesine neden olacaktır. En sonunda, kırılan saçlar yok olur ve gerçek follikül uniteleri sayıca azalır. Bütün yetişkinlerde, bütün kafa derisi bu yaşlanma evresini yaşar ve bu yüzden donör bölgesi bile kalıcı değildir fakat zaman içerisinde yavaş yavaş bir miktar incelir. Neyse ki; çoğu kişide donör bölgesi yeteri kadar kalıcı olmaktadır ki bu durum hasta yetmişinde olsa bile saç ekiminin yapılabilmesini sağlar.

Erkek Tipi Saç Dökülmesi

Erkeklerin %12 si 20 li yaşlarda saç dökülmesinin değişik evreleriyle karşılaşırlar. 50 li yaşlardan itibaren bu oran 50% lere kadar çıkar. Erkek lerde sac dokulmesi öncelikle saçta incelme ve uzamada yavaşlama ile başlayıp, daha sonraki dönemde köklerin kalıcı tahribatı ile saçlar dökülür. Erken dönemde bir dermatoloji uzmanından görüş almanız çok önemlidir.

Saç dökülmesi erkeklerde farklı psikolojik etkiler yaratır. Sürekli insanların onların seyrelen saçlarına baktıklarını düşünüp rahatsızlık hissederler. FDA (amerikan ilaç eczacılık dairesi) 2 ayrı ilacın erkek tipi sac dokulmesinde etkili olduğunu onaylamıştır. Özellikle son 10 yıldır neredeyse tamamen doğal sac ekimi nin mümkün olması karamsarlıktan kurtulmanıza yardımcı olacaktır.

Son yıldır sac ekimi nde kat edilen dramatik ilerleme saç dökülmesinden muzdarip erkekler için kalıcı bir çözüm olmuştur. Özellikle FU (folliküler ünite, sac adası) nakli ile neredeyse tamamen doğal saç ekimleri mümkün olmuştur. Gelecek dönemde saç kökü kopyalama ile ilgili gelişmeler sorunu tamamen ortadan kaldıracaktır.
Yukarıdaki alt bölümlerde erkeklerde saç dökülmesinin sebepleri, sınıflaması, tanısı konularda faydalı bilgiler edineceksiniz. Saç ekimi ve saç dökülmesinin ilaç ile tedavilerini daha farklı bölümlerde bulacaksınız.

Saç Dökülmesi

Kellik, erkek tipi saç dökülmesi, genetik saç dökülmesi, androgenetik alopesi (kalıtımsal erkek tip saç dökülmesi) aynı şeyi tarif etmekte kullanılan terimlerdir- erkeklerde saçlar genelde önden ve tepeden dökülür ama arka ve yan kısımlarda kalır. Kadınlarda ise saç dökülmesi de genelde kalıtımsaldır ve saçlar genelde dağınık şekilde dökülür.

Androgenetik alopesi (kalıtımsal erkek tip saç dökülmesi) teşhisi erkeklerde çok belirgindir. Bu durum genelde saç dökülmesi dağılımına bakılarak ve saçların seyrekleştiği bölgedeki azalan saçları inceleyerek kolaylıkla teşhis edilebilir. Miniyatürizasyon olarak adlandırılan durum saç çapında ve uzamasındaki azalma olup, ‘’Dansitometre’’ denilen alet ile ölçülebilir. Miniyatürizasyon sadece genetik olarak oluşan saç dökülmelerinde görülür. Kalıtımsal erkek tipi saç dökülmesinde ailedeki diğer akrabalardaki dökülmede ayrıca teşhiste yardımcı olur. Fakat her zaman diğer aile bireğlerinde saç dökülme hikâyesine rastlanmayabilir.

Kadınlarda kalıtımsal saç dökümesinin teşhis ettirici özel bir görünümü yoktur. Bu nedenle sebebin sadece muayane ile söylenmesi mümkün değildir. Kısaca kadınlarda altta yatan çeşitli medikal hastalıklar kalıtımsal saç dökülmesine benzer bir dökülme şekli oluşturabilir. Kadınlarda; hamilelik, jinekolik problemler, doğum kontrol hapları, tiroid hastalığı gibi kalıtımsal olmayan birçok nedenle kaynaklanabilen saç dökülmesi kalıtımsal tipte görüleni taklid edebilir.

Bu bölüm size kadınlarda ve erkeklerde saç dökülmesinin nedenlerini, saç dökülmesinin sınıflandırılması ve genetik saç dökülmesinin teşhisi konuları ile ilgili bilgi vermektedir.

Saç nedir?

Eğer saç hakkında ya da saçın nasıl uzadığı ve işlevleri hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız Kıl anatomisi , Kıl büyümesi ve döngüsü , Kılın işlevleri nedir , saç dökülmesi mitler başlıklı bölümlere bakabilirsiniz.

Ayrıca bu bölümde erkek tipi saç dökülmesi ve kadınlarda saç dökülmesi nedenleri, tanısı tipleri gibi tüm detayların yanında saç dökülmesini önlemek gibi konulardada fikir sahibi olacaksınız.

Saç Mezoterapisi

Saç Mezoterapisi

Mezoterapi ilaçların dışardan hazırlanarak sorunlu bölgeye enjeksiyonu mantığına dayanır. Halen tartışmalı bir tedavi yöntemidir. 1960’lı yıllardan itibaren Dr.Pistor tarafından Fransa’da uygulanmaya başlamıştır. Lokal ilaç verilmesi ile sistemik yan etkilerden kurtulmak esasına dayanır. Mezoterapide kullanılan ilaçlar arasında enzimler, vitaminler, antibiyotikler yeralır. Son yıllarda ülkemizde oldukça popüler olan mezoterapi; bölgesel zayıflama, sellülit tedavisi, cilt gençleştirme ve sac dökülmesi konusunda oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır.

Mezoterapinin yan etkileri nelerdir?

Mezoterapi diğer bilimsel metodlar gibi araştırılmış, etkisi ve yan etkisi tam olarak ortaya konmuş bir yöntem değildir. Bilinen yan etkiler; atipik bakteriyel enfeksiyonlar, ürtiker, sedef hastalığında artış (köbner), ilaç reaksiyonu, ciltte çukurlaşma (atrofi) olup kullanılan ilaçlar standart olamadığından daha bilinmeyen yan etkilerinin olma olasılığı yüksektir.

Mezoterapi bilimsel olarak geçerli bir tedavi yöntemi midir?

Hayır. Henüz FDA ve diğer bilimsel kuruluşlarca onaylanmamış olup bilimsel geçerliğini kanıtlayacak yeterli yayın yoktur. Hatta etkisiz olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar vardır.

Mezoterapi saç dökülmesinin tedavisinde kullanılıyor mu?

Evet. Türkiye de sac dökülmesinin tedavisinde hastalara alternatif tedavi olarak sunuluyor. Malesef  hiçbir bilimsel mantığa dayanmadan minoksidil (rogain) denilen ilacın cilt için iğnelerle yapılması ile bir etki elde ediliyor. Ancak hastalara aynı ilacı solüsyon olarak sac larına sürerek aynı etkiyi elde decekleri konusunda bilgi verilmiyor. Gereksiz yere yüzlerce iğne, ilacın cildin içine verilmesiyle yüzlerce yan etki riski hiçte akılcı değil.

Genetik saç dökülmesinin tedavisinde kullanılan Roagine (Minoksidil), Finasteride ve saç ekimi gibi yöntemler üzerinde her tür bilimsel çalışma yapılmış olup etkisi ve özellikle yan etkisi açıkça ortaya konmuştur. Kısacası saçlarınıza sadece sürerek elde deceğiniz etkiyi neden yan etkisi belli olmayan onaylanmamış bir metodla yaptırasınız.

Saç mezoterapisi FDA tarafından onaylanmış mıdır?
Hayır. Ne sac mezoterapi si ne de kullanılan ilaçlar etkinlik ve güvenlik açısından onaylanmamıştır

Saç dökülmesi ile karşı karşıya kaldıysanız sebepleri

Saç dökülmesi ile karşı karşıya kaldıysanız sebepleri ile ilgili birçok şey duyacaksınız demektir. Bu bölümde en sık rastlanan saç dökülmesi ile ilgili yanlış bilinenleri okuyacaksınız.

Mit 1- Saçı dökülen testesteron (erkeklik hormonu) seviyesi çok yüksektir.
Yanlış. Saç dökülmesi testesteron seviyesindeki artıştan değil, kıl folliküllerinin dihidrotestesteron (DHT) olan hassasiyetinden kaynaklanmaktadır. DHT kıl foliküllerinin küçülmesine hatta yok olmasına neden olur. Eğer testesteron seviyesi sorun olsaydı, bütün erkeklerin saçının dökülmesi gerekirdi.
Mit 2- Saç dökülmesine neden olan genler sadece anne tarafından geçer.
Yanlış. Anne tarafından alınan genler daha etkili olmasına rağmen, androgenetik saç dökülmesi hem anne hemde babadan alınan genlerle oluşabilir. .
Mit 3- Büyük miktarda saç kaybı genetik kelliğin belirtisidir.
Bu inanışın aksine,  kellik kalın ve sağlıklı saçların yerini ince ve zayıf saçların alması ile oluşmaya başlar. Eğer bir anda çok büyük miktarda saç kaybı yaşarsanız, doktora görünme zamanınız gelmiş demektir.
Mit 4- Saç dökülmesi kafadaki kan dolaşımının azalmasından kaynaklanmaktadır.
Yanlış. Kalıtımsal Sac dokulmesi ile kan dolaşımı arasında hiçbir bağlantı yoktur. Dolaşımla ile ilgili bir problemden kaynaklansaydı derimizdede yaralar oluşması gerekmezmiydi.
Mit 5- Şapka takmak kelliğe neden olur.
Yanlış. Şapka takmanın kelliğe neden olduğunu düşünen kişiler, şapka takarak saçlarının oksijen almasını engellediklerini sanırlar.  Aslında kıl kökleri oksijeni direk havadan değil, kandan alırlar.
Mit 6- Saç dökülmesi yaş ilerledikçe durur.
Yanlış. Saçlar dökülmeye başladığında bu süreç ömür boyu devam eder. Her yaşta durabilir ya da başlayabilir.